Brugge
- 20 Oca
- 5 dakikada okunur

Bazı şehirler vardır; sizi koşturmadan gezdirir. Brugge tam olarak böyle bir yer. Dar taş sokaklar, kanallar boyunca sıralanan evler ve her köşe başında durup etrafa bakma isteği uyandıran manzaralarıyla Unesco Dünya Mirası Listesine giren Brugge’de yapılacak en doğru şey, acele etmeden yürümek. Plan yapabilirsiniz ama bu şehir, en çok plansız anlarda kendini sevdiriyor.

Grote Markt (Market Square): Brugge’de gezmeye başlamak için en doğal nokta Market Square. Şehrin en canlı, en hareketli ve en çok fotoğraflanan meydanı burası. Renkli cepheli tarihi binalar, at arabaları ve etraftaki kafelerle birlikte Brugge’ün kartpostal görüntüsü tam olarak burada başlıyor.
Market Square, aynı zamanda şehri tanımak için güzel bir referans noktası. Birçok sokak ve rota buradan kolayca bağlanıyor. Meydanda vakit geçirirken sadece etrafı izlemek bile Brugge’ün temposunu anlamaya yetiyor.
Belfort (Çan Kulesi): Market Square’ın en baskın yapısı, hiç şüphesiz Belfort. Orta Çağ’dan kalma bu çan kulesi, yüzyıllar boyunca Brugge’ün hem sembolü hem de gözetleme noktası olmuş.
Kuleye çıkmak isteyenler için yukarıdan şehir manzarası oldukça etkileyici; ancak zamanınız kısıtlıysa aşağıda kalıp meydanı izlemek de en az o kadar keyifli. Üstelik bunu tercih etmek için oldukça geçerli nedenler var.

Belfort’a çıkışta herhangi bir asansör bulunmuyor; kuleye tamamen dar ve spiral bir merdivenle çıkılıyor. Bazı noktalarda iki kişinin yan yana geçmesi mümkün değil ve yukarı doğru ilerledikçe çıkış fiziksel olarak yorucu hale geliyor. Eğer kuleye çıkmayı planlıyorsanız, gitmeden önce web sitesi üzerinden, ziyaret etmek istediğiniz zaman aralığını seçerek biletinizi önceden satın almanızı öneririz.

Provinciaal Hof: Neo-gotik mimarisiyle meydandaki en gösterişli yapılardan biri. Dışarıdan bakıldığında idari bir bina gibi görünse de, içerisi ziyaret edilebiliyor Bina, günümüzde Batı Flandre bölgesini temsil eden bir yapı olmasının yanı sıra, etkinlik ve sergi alanı olarak da kullanılıyor. En güzel yanı ise oldukça açık ve davetkar bir atmosfere sahip olması. Girişten üst katlara kadar serbestçe dolaşabiliyor.

De Burg (Burg Meydanı): Market Square’dan birkaç dakikalık yürüyüşle ulaşılan Burg Square, daha sakin ama tarihi açıdan en az onun kadar önemli bir meydan. Burası Brugge’ün idari ve dini geçmişinin izlerini en net şekilde görebileceğiniz yerlerden biri.
Stadhuis Brugge (Belediye Binası): Burg Meydanı’nın en dikkat çekici yapılarından biri olan Stadhuis Brugge, gotik mimarisi ve detaylı cephesiyle meydanın karakterini belirliyor.
Binayı gezmek isterseniz, üst katta yer alan ana salon özellikle tavan süslemeleri ve
duvar detaylarıyla öne çıkıyor. Ancak içeride görülebilecek alanın tek bir salonla sınırlı olduğunu da belirtmekte fayda var. Giriş ücreti yaklaşık 8 euro. Eğer Belçika’daki müzelerde geçerli olan Museum Pass gibi bir kartınız varsa görmek anlamlı olabilir.

Kutsal Kan Bazilikası (Basiliek van het Heilig Bloed): Belediye binasının hemen
yanında yer alan Basilica of the Holy Blood, Brugge’ün en özel ve en anlam yüklü yapılarından biri. Kilisenin önemi, içeride muhafaza edildiğine inanılan kutsal emanetle ilgili.
Rivayete göre, Haçlı Seferleri sırasında Kudüs’ten getirilen ve İsa’nın kanını taşıdığına inanılan bir kalıntı, bu bazilikada korunuyor. Bu nedenle yapı, yüzyıllardır hem dini hem de kültürel açıdan büyük bir öneme sahip.
Vismarkt (Balık Pazarı): Burg Meydanı’na oldukça yakın konumda bulunan Vismarkt, Brugge’ün daha yerel ve günlük yaşamına dair ipuçları veren küçük bir meydan. Eskiden balık pazarı olarak kullanılan bu alan, bugün hediyelik eşyalar, küçük antikalar ve zanaatkarların el yapımı ürünlerini sattığı, adeta ufak bir pazar havasında.
Rozenhoedkaai: Brugge’de en çok fotoğraflanan noktalardan biri olan Rozenhoedkaai, şehrin kartpostal yüzüyle tanışmak için ideal bir durak. Kanal, tarihi evler ve arkada yükselen kuleler… Günün hangi saatinde giderseniz gidin manzara etkileyici; ancak sabah erken saatler ya da gün batımına yakın zamanlar fotoğraf için biraz daha sakin olabiliyor. Kanal turu yapmak isteyenler için botlar buradan kalkıyor.
Onze-Lieve-Vrouwekerk (Church of Our Lady): Brugge’ün en yüksek yapılarından biri olan Onze-Lieve-Vrouwekerk, şehrin siluetinde hemen fark edilen yapılardan biri. Kırmızı tuğladan yapılmış kulesi, yaklaşık 115 metre yüksekliğiyle Avrupa’daki en yüksek tuğla kilise kulelerinden biri olarak biliniyor.
Kilise, mimarisinin yanı sıra içeride yer alan çok önemli bir sanat eseri nedeniyle de Brugge’ün en özel duraklarından biri. Burada, dünyaca ünlü sanatçı Michelangelo’nun yaptığı Madonna and Child (Madonna ve Çocuk) heykeli bulunuyor. Bu eser, Michelangelo’nun İtalya dışındaki nadir çalışmalarından biri olmasıyla ayrıca önem taşıyor.
Bonifacius Bridge: Onze-Lieve-Vrouwekerk'ün hemen arkasında bulunan Bonifacius Bridge, küçük ama oldukça karakterli bir köprü. Şehrin daha romantik ve sakin köşelerinden biri olarak biliniyor. Kalabalıktan biraz uzaklaşıp kısa bir mola vermek, kanalı izlemek ya da birkaç kare fotoğraf çekmek için güzel bir durak. Brugge’de plansız anların en keyifli olduğu yerlerden biri de burası.

Begijnhof (Beguinage Ten Wijngaerde): 13. yüzyılda kurulmuş ve yüzyıllar boyunca begijn adı verilen dindar kadınların yaşadığı bir yerleşim alanı. Bu kadınlar rahibe değildi; evlenmiyor, dini bir yaşam sürüyor ama toplumdan tamamen kopmadan kendi kurallarıyla yaşıyorlardı.
Bugün Begijnhof’a girdiğinizde beyaz cepheli, tek tip evler, düzenli bir avlu, küçük bir şapel görüyorsunuz. Alan oldukça kompakt ve gezmesi kısa sürüyor, ancak Brugge’ün Orta Çağ’daki sosyal yaşamına dair çok net bir fikir veriyor.
Begijnhof, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor ve bu da burayı Brugge’deki en önemli tarihi alanlardan biri haline getiriyor. Buraya gelindiğinde uzun uzun vakit geçirmekten çok, kısa bir yürüyüşle ortamı gözlemlemek yeterli oluyor.

Minnewater (Aşk Gölü): Begijnhof’un hemen yanında yer alan Minnewater, küçük bir gölet ve onu çevreleyen park alanından oluşuyor. Minnewater ismi, halk arasında “Aşk Gölü” olarak anılıyor ve bu bölge özellikle yürüyüş yapmak için tercih ediliyor.

Brugge’ü özel kılan unsurların başında kanallar geliyor. Kalabalık meydanlardan uzaklaşıp ara sokaklara daldığınızda, şehir bir anda daha dingin bir atmosfere bürünüyor. Bu noktada rotayı belirlemektense, kendinizi kanalların akışına bırakmak en keyifli keşif yolu.
Jan van Eyckplein, bu yürüyüşler için güzel bir başlangıç noktası. Adını ünlü Flaman ressam Jan van Eyck’ten alan meydan, geçmişte kanal bağlantıları sayesinde önemli bir ticaret alanıydı.

Meydanın ortasında yer alan Jan van Eyck heykeli, Colin Farrell’ın başrolünde olduğu In Bruges filminde de karşımıza çıkıyor. Filmde Brugge için söylenen o meşhur söz, şehrin hissini tek cümlede özetliyor:
“It’s like a fairytale or something.”

Brugge’de alışveriş, büyük alışveriş merkezlerinden çok tarihi sokaklarda dolaşarak vitrinlere bakmak üzerine kurulu. Şehrin ana alışveriş aksı olan Steenstraat, bu anlamda en merkezi nokta.
Steenstraat ve ona bağlanan sokaklarda: uluslararası giyim markaları, kozmetik ve ev ürünleri mağazaları, çikolata dükkanları gibi pek çok farklı seçenek bulunuyor.
Hediyelik eşya arayanlar için Wollestraat üzerindeki dükkanlarda Brugge temalı magnetler, Orta Çağ esintili objeler, Belçika çikolatası ve bira bardakları gibi klasik hediyelikler satan çok sayıda dükkan var.
Yeme içme:

Geleneksel Belçika yemeklerini denemek isteyenler için De Vlaamsche Pot iyi bir
seçenek. Flemish stew (Birada uzun süre pişirilmiş yahni), Vol au vent (kremalı tavuk yemeği), midye denenebilir.
Café Vlissinghe. 1515 yılında kurulmuş, hala açık olan dünyanın en eski publarından biri olarak biliniyor. Hem birçok Belçika birasını deneme imkanı sunuyor hem de Belçika mutfağından yemekler servis ediyor.
Brugge’de sıcak çikolatasıyla en çok bilinen adreslerden biri The Old Chocolate House. Atmosferi ve çeşitleriyle oldukça popüler bir yer. Önünde sıra görmeniz yüksek ihtimal. Belçika birası denemek isteyenler için 2be bar sıkça tercih ediliyor. Bar, Brugge’ün en ikonik manzaralarından birinin bulunduğu Rozenhoedkaai’ye oldukça yakın; bu da burayı özel kılıyor.
# Antwerp gezilecek yerler
































Yorumlar